PLASTİK ŞİŞELER ÇÖP DEĞİL PARA

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfından (PAGEV) yapılan yazılı açıklamada yer verilen rapora göre, 2008 yılında Avrupa'da kullanılan tüm plastik ambalajların yüzde 29'u dönüştürülerek, hedeflenen yüzde 22,5'lik oran geçildi.

Geçen yıl, Almanya, Estonya, Çek Cumhuriyeti, Belçika, İsveç, Avusturya, İsviçre, Norveç, Hollanda ve Slovenya'da tüketilen plastik ambalajların yüzde 30'undan fazlası, Yunanistan, Litvanya ve Malta'da tüketilen plastik ambalajların yüzde 10'u geri dönüştürüldü.

Rapora göre, Avrupa'da kullanılmış plastiklerin yüzde 51,3'ü geri dönüştürülürken, geri kazandırılan plastiklerin 5,3 milyon tonu ham madde olarak kullanılırken, 7,8 milyon tonu enerjiye çevrildi.

PAGEV Başkanı Selçuk Aksoy, 2008 yılında plastiklerin global üretim miktarının önceki yıla göre 260 milyon tondan 245 milyon tona düştüğünü, bunun nedeninin, Avrupa plastik işleyicisi firmalarının 48,5 milyon tona varan ve yüzde 7,5 oranında azalan talepleri olduğunu kaydetti.

Aksoy, Türkiye'nin 2014 yılında Avrupa'nın ''en büyük'' plastik işleme kapasitesine sahip olacağını, ancak plastik atıkların ekonomik değer taşıdığı bilincinin, Türkiye'de istenilen seviyeye ulaşmadığını belirtti.

Avrupa Plastik İşleyicileri Birliği (EuPC), Avrupa Plastik Geri Dönüşümcüleri Birliği (EuPR), Avrupa Plastik Üreticileri Birliği ve Avrupa Plastik Geri Dönüşüm ve Geri Kazanım Organizasyonları Birliğinin (EPRO) raporuna göre, Avrupalılar, kullanılmış plastikleri geri dönüştürerek ekonomiye kazandırıyor.

DOĞADA YENİDEN UYANIŞ

TEMA “Doğada Yeniden Uyanış” Fotoğraf Yarışması Sonuçlandı

TEMA Vakfı ve Fotoalem işbirliği ile düzenlenen “Doğa’da Yeniden Uyanış” Fotoğraf Yarışması’da “Güne Karşı” adlı fotoğrafı ile Zeki Akakça birinci seçildi.

TEMA Vakfı ve Fotoalem işbirliği ile “Doğada Yeniden Uyanış” ana teması ile bu yıl ikincisi düzenlenen fotoğraf yarışması sonuçlandı. Türkiye genelinde 95 fotoğrafçının 604 eser ile katıldığı yarışmada Zeki Akakça “Güne Karşı” adlı fotoğrafı ile birinci oldu. Fotoğraf Sanatçısı Zeki Akakça, uzun yıllar TEMA Vakfı’nın Denizli İl Temsilcisi olarak görev yapmıştı. Yarışmada Kemal Eminoğlu “Mor Ötesi” fotoğrafı ile ikinci olurken, Mete Kışlal da “Kurtçuk” adlı fotoğrafı ile üçüncülüğe layık bulundu.

Yarışmaya, ilkbaharın gelmesi ile birlikte dallarda açan tomurcuklardan, kozalarından çıkan kelebeklere, birbiriyle yarışırcasına heryeri renklerle bezeyen çiçeklere kadar doğanın yeniden canlanışını temsil eden Türkiye sınırları içinde çekilen, daha önce bir yarışmaya katılmamış, ödül almamış ve sergilenmemiş fotoğraflar katıldı.

ATIK KÂĞIT ENDÜSTRİSİ

















ESKİ BİLGİSAYARLARDAN YAKIT ÜRETİLECEK


ÇÖPTEKİ SERVET PROJESİ

''Çöpteki Servet Projesi'' kapsamında Sivas'ta ilköğretim okulu ve ana sınıfı öğrencileri katı atıklardan yaptıkları çalışmaları sergiledi.

AB'den hibe almaya hak kazanan projelerden birisi olan ve Sivas İli Çevre Koruma Vakfınca çocuklara yönelik hazırlanan "Çöpteki Servet Projesi''ne katılan ilköğretim okullarınca hazırlanan sergi, tarihi İnönü Konağı'nda açıldı.

Vali Yardımcısı Veysel Çiftçi, belediye başkan yardımcısı Mehmet Avcı ile Çevre ve Orman Müdürü Hamdi Dilmen Serginin Açılışını birlikte yaptılar.

Vali Yardımcısı Çiftçi, serginin çevre duyarlılığı ve bilincini artırmasına katkıda bulunması temennisinde bulundu.
Çevre ve Orman Müdürü Hamdi Dilmen, projeye katılan öğrencilerin toplanan katı atıklardan yaptıkları çalışmaların yer aldığı serginin 2 gün boyunca açık kalacağını belirtti.

Dilmen, projenin amacının ilköğretim ve ana sınıfı öğrencileri arasında çevre, doğa ve korunması konusunda bilinç oluşturulması ve geri dönüştürülebilir atıkların kaynaştırılmasını sağlamak olduğunu kaydetti. Davetliler daha sonra hep birlikte sergiyi gezdi.

AMBALAJLARDA GERİ KAZANIM PEKİ NEDEN?

Nüfustaki artış ve kişi başına tüketimdeki artış üretilen atık miktarını da arttırmaktadır. Metal, plastik, karton, kağıt, cam ambalajlar doğadan sağladığımız değerli hammaddelerdir.

Ambalaj atıklarımızı geri kazanıma yönlendirmemiz, oluşturduğumuz çöp miktarını da düşürür. Çöp miktarının azalması, insanlığı bir çok iş yükünden kurtarır. Çöpün taşınması ve depolanması kolaylaşır. Katı atık depolanan alanlardaki binlerce ton çöp miktarı ve hacmi azalır.
Bu depolama alanları oldukça büyük yatırımlar olduğundan, kullanım alanı azadıkça, alanların kullanım ömürleri ve maliyetleri azalır.

Ambalaj içindeki ürünü kullandıktan sonra, ambalajı çöpten ayrı olarak biriktirmeliyiz. Bu şekilde, az önce anlattığımız gibi hem oluşan çöp miktarını azaltmış hem de yeni ambalaj ürünleri için hammadde sağlamış oluruz. Böylece doğaya katkı sağlamış oluruz.
Ambalajlardaki geri dönüşümlere örnekler verecek olursak:

1 ton atık kağıt, hammadde olarak kağıt hamuruna katıldığında 20 ağaç kurtarılmış olur.
Geri dönüştürülen her 1 ton cam, 100 litre petrol tasarrufu sağlar.
Ambalajları çöpten ayrı toplama alışkanlığı geri kazanım endüstrisi ve endüstri istihdamında gelişmeye yol açar. Doğal kaynakların korunması, hoyratça harcanmaması ve enerji tasarrufu ülke ekonomisine yarar sağlar.

Geri kazanımdaki döngüyü doğru kurabilmemiz, gelecek kuşakların da bizim yararlandığımız tabii kaynaklardan yararlanma şansına sahip olmalarını sağlayabilir.

PLASTİK AMBALAJLAR VE GERİ DÖNÜŞÜM

Plastik Ambalajların Çevre Temizliği Açısından Analizi

Plastik bir petrol bir türevidir. Plastik ambalajların PET, HDPE, PVC, polystren kötük ve çözünebilen plastik gibi farklı çeşitleri bulunur. Son 30 yılda üretimi yüksek boyutlara ulaşan plastik, çok daha ucuza üretilebildiği için birçok sektörde ahşap, cam ve metal ambalajın yerini almıştır. En çok kullanılan plastik ambalaj çeşitleri olan PET şişeler, PVC malzemeler ve PE poşetlerin geri kazanılması mümkün değildir. Bir süre sonra molekül yapıları bozularak yeniden kullanılamaz hale gelmektedirler.

Plastiğin doğada yok olma süresi 1000 yıldır. Ham petrol, doğal gaz gibi yenilenemeyen kaynaklar plastik üretimi için azaltılmakta, oluşan zararlı gazlar hava, su ve çevre kirliliğine sebep olmaktadır. Plastik yandığında, çok tehlikeli bir madde olan ve sera etkisi yaratan dioksin ortaya çıkar. Yapışkan filmler gibi bazı plastikler, vinil klorid içerdiklerinden kanserojendir ve gıdalarla etkileşime geçebilir. Bazı plastiklerin geri dönüştürülmesi mümkün olsa da, çok sınırlıdır.

GERİ DÖNÜŞÜM ALTIN KAZANDIRIYOR

Kullanılıp bir kenara atılan cep telefonlarının sayısı milyonları buluyor. Oysa mobil cihazlar değerli madenler içeriyor: Bir ton eski mobil telefon, bir kilo gümüş, 300 gram altın içeriyor…

Kullandığımız mobil telefonları ve diğer pek çok elektronik cihaz, altın ve gümüş gibi değerli hammaddelerden üretilmiş parçalar içeriyorlar. Daha önce bu parçalar, cihazların ömrü dolduğunda çöpe gidiyorlardı. İsveç'teki bazı firmalar ise bu parçaları geri dönüştürmeye başladı. Bu geri dönüştürme işleminden elde edilen gelirin bir bölümü de kalkınmakta olan ülkelere yardım kuruluşu Plan'a aktarılıyor. DW'den Agnes Bühring'in haberi.

Stockholm'ün banliyölerinden birindeki küçük bir mobil telefonu satış dükkânındayız. Dükkânın duvarlarını yeni modellerin resimleri süslüyor. Kapıya, eski mobil cihazınızı iade edebileceğinizi gösteren bir çıkartma yapıştırılmış. Çıkartmanın üzerinde rengârenk harflerle "mobil dönüşüm" yazıyor. Tezgâhtar olarak çalışan Yasser Stan projeye olumlu yaklaşıldığını belirtiyor. "Eskiden insanlar, kara kara eskiyen cep telefonlarını ne yapacaklarını düşünüyorlardı. Sadece pili özel olarak imha edilmesi için ayırıyor, telefonun geri kalanını çöpe atıyorlardı. Bazıları buna bile dikkat etmiyordu. Kapıdaki "mobil dönüşüm" yazısını görünce, bir sonraki sefer yanlarında eski cep telefonlarını da getirmeye başladılar."

Çekmecelerde yatan servet
Dükkâna eski mobil telefonları toplamak için sade bir kutu konulmuş. Ancak pek çok kişi için eski telefonlarından ayrılmak o kadar da kolay değil. Dükkânın müşterilerinden Anders Svensson eski telefonunu geri vermeyi düşünmediğini söylüyor: "Eski telefonumu kullanmaya devam edeceğim. Çünkü diğerini iş için kullanacağım. Miadını doldurduğunda, çekmecelerden birinde, kızımın oyuncağı olarak yerini alacak."

İsveç'te bu şekilde çekmecelerde yatan 15 milyon eski telefon var. Almanya'da ise bu rakam 60 milyon. Rakamlar göz önüne alındığında, bu cihazların geri dönüştürülmeleri önem kazanıyor. Zira İsveç'teki Atık Değerlendirme Kurumu'nun verilerine göre, bir ton eski mobil telefon, bir kilo gümüş ve 300 gram altın içeriyor. Kullanılmış elektronik cihazları üretici firmalar adına toplayan ve geri dönüştüren bir firma olan El-Kretsen'in müdürü Jan-Olof Eriksson, eski mobil telefonlarında gizli bir altın madeni yattığı görüşünde: "Mobil telefonlar elektrik sinyallerini ileten karışık bir düzeneğe sahipler. Bu yüzden de içlerinde değerli metaller var. Kentteki geri dönüşümden elde edilen altın ve gümüş, madenlerden çıkarılan altın ve gümüşün yerini almaya başladı. Eldeki kaynaklar birçok kez kullanılabilecek şekilde değerlendiriliyor." Çevre projelerine katkı

Jan-Olof Eriksson, sözlerini İsveç'deki Boliden Maden Şirketi'nin altın üretiminin yüzde kırkının geri dönüştürülmüş altından elde edildiğini belirterek sürdürüyor. Bu geri dönüşüm işlemi doğa korumasına da katkıda bulunuyor. Doğru bir biçimde geri dönüştürülen cep telefonları, doğayı zararlı maddelerle kirletmiyor. "Mobil dönüşüm" projesiyle eski cep telefonlarını parçalayıp geri dönüştüren firma, bir İngiliz firması. Her telefonun geri dönüşümünden elde edilen paranın üç Eurosu çevreyle ilgili çalışmalarda kullanılmak üzere, az gelişmiş ülkelere yardım projelerine aktarılıyor. Bunun için 250 bin telefonun toplanması hedeflenmiş. Jan-Olof Eriksson'a göre burada sorulması gereken soru, kullanıcıların eski telefonlarından ayrılmak isteyip, istemeyecekleri: "Mobil telefonlar, radyo ve televizyonu saymazsak manevi anlamda en çok bağlı olduğumuz elektronik cihazlar. Bulunduğunuz her yerde erişilebilir olmanın avantajları büyük. Ayrıca telefonlar gündelik hayatı kolaylaştıracak birçok ek fonksiyona da sahipler."

Günümüzde neredeyse herkesin bir cep telefonuna sahip olduğu ve bu telefonların bir kullanım ömrü olduğu düşünüldüğünde "Mobil dönüşüm" projesinin önemi daha da belirginleşiyor. "Mobil dönüşüm" herkesin kazandığı bir girişim. Bir yandan çevreyi korumaya yardımcı olurken, diğer yandan az gelişmiş ülkelerin kalkınmasına ve ekonomiye de destek sağlıyor.