EV HANIMLARI GERİ DÖNÜŞÜM MALZEMELERİNDEN ÇANTA ÜRETİYOR

Sabancı Üniversitesi, Unilever Türkiye ve Boyner Mağazacılık “çöp(m)adam” projesinde buluştu. Kadınların işgücüne katılımını hedefleyen bu çevreci projede ev kadınları, Unilever Türkiye’nin dizayn değişikliği nedeniyle kullanılmayan atık ambalaj malzemeleri ile Boyner Gönüllüleri’nin topladığı atık ambalajlardan çanta yapımını öğreniyor.

Türkiye’de kadınların işgücüne katılımının ne durumda olduğunu düşünüyorsunuz? Küresel düzeyde durum nasıl? Türkiye’de üretilen çöp miktarı nedir? Üretilen çöpün ne kadarı geri dönüştürülebiliyor?

Sabancı Üniversitesi Toplumsal Duyarlılık Projeleri bünyesinde uygulanmaya başlanan çöp(m)adam projesi, bu sorulara yanıt olabilecek bir proje olarak geliştirildi. Kadınların işgücüne katılımına katkıda bulunmak, bu alanda küçük de olsa bir fark yaratabilmek, bir model oluşturmak isteyen proje, kadınların ekonomiye kazandırılmasını hedefliyor. Projenin çevreci bir boyutu da var.

Unilever Türkiye ve Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş.’nin de desteklediği çöp(m)adam sayesinde, başta Ayvalık (Balıkesir), Diyarbakır ve İstanbul olmak üzere, kısa süre öncesine kadar hiç çalışmamış olan kadınlar, geri dönüşümlü ambalaj malzemelerinden çanta üretmeye, emeklerinin sonucunu görmeye başladı.

Adını, Sabancı Üniversitesi Toplumsal Duyarlılık Projeleri Koordinatörü Tara Hopkins’in Ayvalıklı ev kadınlarını girişimci yapmak üzere kurduğu ‘Çöp(m)adam’ şirketinden alan proje; bugüne kadar iş hayatında aktif olarak yer almayan ve evsel atıkların yönetimini elinde tutan ev kadınlarının iş gücüne katılımının sağlanmasını ve ev kadınlarında geri dönüşüm ile çevre bilincinin artırılmasını amaçlıyor.

Projeye katılan ev kadınları, Unilever Türkiye’nin dizayn değişikliği nedeniyle kullanılmayan atık ambalaj malzemeleri ile Boyner Gönüllüleri’nin topladığı atık ambalajlardan çanta yapımını öğreniyor. Boyner’in İstinye Park mağazasında satışa sunulan çantalardan elde edilen gelirin tamamına yakını kadınlara ödeniyor, kadınlar yaptıkları çanta başına ücret alıyor. Elde edilen gelirin geri kalanı ise projenin geliştirilmesi için ayrılan fona aktarılıyor.

Türkiye nüfusunun yüzde 49’unu kadınlar oluşturuyor. Bu kadınların ise sadece yüzde 24’ü işgücü piyasası içerisinde yer alıyor. Basit bir hesapla Türkiye’de her dört kadından sadece biri işgücü piyasası içerisinde. Türkiye’de kadınlar arasında kayıtsız işgücü çok fazla. Ayrıca ödeme konusunda erkekler ve kadınlar arasında ciddi farklılıklar söz konusu.
Türkiye 2004 yılından itibaren Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerini sürdürüyor. Bu süreçte Türkiye’de işgücüne katılım oranlarının hem kadınlar hem de erkekler için artırılması gerekiyor. Özellikle de kadınlar. Üyesi olmaya çalıştığımız AB’de kadınların istihdamdaki oranı yüzde 56. Bu demek ki ülke olarak yapmamız gereken çok fazla şey var.

Çevre ve çevrenin korunması bu projenin bir başka boyutu. Sadece İstanbul’da günde 10.000 ton çöp toplanıyor. Yılda ise İstanbul’un ürettiği çöp miktarı 3,5 milyon tona yakın. Bu rakamları Türkiye çapında düşündüğümüzde, ciddi rakamlar ile karşılaşıyoruz. Maalesef Türkiye’de geri dönüşüm konusunda ciddi sıkıntıları var. Bir örnek vermek gerekirse, 2005 yılında Türkiye’nin ürettiği çöpün sadece yüzde 25’inin geriye dönüştürülmüş. Aslında bu konuda hukuki altyapı var. Bazı yasalar atık malzeme üreten şirketlerle bunları kullanan şirketlere, bu atıkların geri dönüştürülmesini söylüyor. Ancak uygulamada sıkıntılar bulunuyor.